İçerik Üretici ile Röportaj
Eric Haze
G-SHOCK ile Köklü Bağları Olan
Bir Sokak Sanatı Efsanesi
1970'lerde sokak sanatı hareketinin ilk dönemlerinde adını duyuran Eric Haze, hem sanat dünyasını hem de modayı derinden etkiledi. Yaşayan bir efsane olan Haze, ortak tasarlanan modeller ve yıl dönümü logoları aracılığıyla G-SHOCK ile uzun soluklu bir bağ kurdu. New York dosyamızda ona yer vermemek olmazdı. Üretimlerini beslemeye devam eden yaratıcılığı konuşmak için Haze'i Brooklyn'deki stüdyosunda ziyaret ettik.
Ghosts of Kings 1
83 x 48 inç
tuval üzerine akrilik
2025
Ghosts of Kings 2
83 x 48 inç
tuval üzerine akrilik
2025
Eric Haze ile özdeşleşen soyut siyah beyaz üsluptaki en yeni çalışması. Bu iki eser, bu yaz Paris'te düzenlenen "Beyond The Streets" sergisinde yer aldı. Birbirine karşıt kompozisyonlarla oluşturulan bu iki eser, bir çift olarak birbirini tamamlıyor.
Röportaj
New York'un Enerjisi Hiç Değişmiyor
―― 1970'lerde çalışmaya başladığınızdan bu yana New York'un yaratıcı enerjisi nasıl değişti?
New York benim evim. Beni hem insan hem de sanatçı olarak şekillendiren yer burası. Şehrin enerjisi pek değişmedi ama görünümü, teknolojisi ve insanları epey değişti. Artık dünyanın dört bir yanından insanlar geliyor; bu da uzun yıllardır New York'ta yaşayanlarla aramdaki bağı benim için daha da önemli kılıyor. Ama sonuçta yaratıcılığımı besleyen şey, New York'un aslında hiç değişmeyen o enerjisi.
―― New York'un bu enerjisi nasıl bir his?
Kapıyı açıp dışarı adım attığınız anda hayat sanki birden hareketleniyor. Her yerde insanlar var, sürekli bir hareket var ve her an bir şeyler oluyor. Üstelik şehirde nereye baksanız geçmişini hissedebiliyorsunuz. Bu kadar hızlı ve enerjik pek fazla yer yok. Tokyo, Hong Kong ve Paris'te de benzer bir his var ama Los Angeles ve Miami çok daha sakin. New York'ta kimsenin zaman kaybetme lüksü yok. Burada hayat zor ve pahalı; bu yüzden her gününüzün bir anlamı olsun istiyorsunuz. Akşam eve döndüğümde, o gün verdiğim emeğe değecek bir şey kazanmış olduğumu hissetmek istiyorum.
―― New York'u diğer şehirlerden farklı kılan nedir?
Benim için bu şehri özel kılan şey tarihi. Hayatımı ve kariyerimi dönemler halinde düşündüğümde, 70'lerin, 80'lerin ve bugünün New York'u bana birbirinden tamamen farklı geliyor. Şehir daha modern bir hal aldı. Bazı şeyler kayboldu ama başka şeyler de kazanıldı. Bu yüzden her yeni nesille birlikte sizin de gelişmeye devam etmeniz gerekiyor. Ama beni ben yapan şeylerin temelinde hâlâ gençliğimde New York'ta yaşadığım deneyimler var.
Haze, stüdyosunda resim yaparken. Stüdyo iki bölüme ayrılıyor: bir üretim alanı ve geçmiş iş birliği projelerinin sergilendiği, showroom'u andıran bir alan.
―― Brooklyn'deki bu stüdyodan bahseder misiniz?
Yaklaşık on beş yıldır Williamsburg'dayım. Bu süre içinde hem marka hem de kendi çalışmalarım pek çok farklı yönde gelişti. Kariyerim pek de düz bir çizgide ilerlemedi. Daha çok dolambaçlı bir yol gibiydi. Bazen ağırlıklı olarak grafik tasarımla ilgilendim; bazen de ressam, grafiti sanatçısı veya sanat yönetmeni olarak çalıştım. Bu süreçte Haze markasının direktörlüğünü de hep ben üstlendim. Gençken her seferinde tek bir alana odaklanır, o alanda tatmin olduğumu hissettiğimde bir sonrakine geçerdim. Son zamanlarda yeniden resme döndüm ve son on, on beş yıldır çalışmalarımın farklı yönlerinin bir dengeye kavuşmaya başladığını hissediyorum. Stüdyo da bunu yansıtıyor. Her şeyi bir araya getiren bir ev gibi adeta. Bir tarafı daha ticari bir alan, neredeyse bir showroom gibi işlev görüyor. Diğer tarafıysa gecenin geç saatlerine kadar çalışıp kendi düşüncelerimi ve duygularımı keşfettiğim kişisel bir alan.
―― Sizin için özellikle anlamlı olan mekanlar veya eserler var mı?
Açıkçası iki alana da aynı derecede bağlıyım. En sevdiğim eserimin hangisi olduğu sık sık soruluyor ama bu, çocuklarınız arasında seçim yapmak gibi. Gerçekten seçemiyorsunuz. Elbette Beastie Boys için yaptığım kapak, EPMD logosu veya ABD Kayak Takımı'nın formaları gibi, o dönemde benim için büyük dönüm noktaları olan projeler var. Ama yaratıcılık açısından en iyi projemin bir sonraki olacağını düşünmeyi seviyorum. Bana sürekli ilham veren şey, bilinmeyene duyduğum bu heyecan.
Haze, stüdyosunda resim yaparken. Stüdyo iki bölüme ayrılıyor: bir üretim alanı ve geçmiş iş birliği projelerinin sergilendiği, showroom'u andıran bir alan.
Masada düzenli bir şekilde sıralanmış fırçalar. Üzerlerinde biriken mürekkep katmanlarıyla kendileri de neredeyse birer sanat eserine benziyor.
―― Etkileyici işler üretmek için çevrenizde oluşturduğunuz ortamda nelere dikkat ediyorsunuz?
Benim için başarı para ya da unvan demek değil. Yaratıcı çalışmalarımın yönünü kendim belirleyebilmem demek. Kendi hayatımın ve çalışmalarımın kontrolünün bende olduğunu hissetmek demek. Yaş aldıkça yalnızca tutkuyla bağlandığım projeleri seçebildiğim bir noktaya geldim. Bir projedeki ilişkilerden nihai sonuca kadar her şeyin içime yüzde yüz sinmesini istiyorum. Bu yüzden kiminle çalıştığım ve ne tür projeler üstlendiğim konusunda çok daha seçici oldum. Çevremden gördüğüm destek için de minnettarım ve ben de emek veren insanları desteklemek istiyorum. İnsanların kazanıp kaybetmesinden çok, işlerine verdikleri emeğe saygı duyuyorum.
―― Her gün bu kadar çok iş yaparken neyi ön planda tutuyorsunuz?
Benim anlayışıma göre her şey önemlidir. Bizden iş isteyenler ya da ürünlerimizi satın alanlar küçük ayrıntıları fark etmeyebilir ama biz fark ederiz. Amacımız her zaman elimizden gelenin yüzde yüzünü ortaya koymak. Elbette hatalar oluyor ve hiçbir şey kusursuz değil ama önemli olan en yüksek kaliteyi hedeflemeye devam etmek. Bazı günler kazanır, bazı günler kaybedersiniz ama elinizden gelen her şeyi yaptığınızı biliyorsanız sonucu kabullenebilirsiniz.
―― İşe başlamadan önce uyguladığınız rutinler veya kullandığınız araçlarla ilgili özel tercihleriniz var mı?
Özel hayatımda ailemle vakit geçirmeye çok önem veriyorum. Elli yaşında evlendim; şimdi benim için en değerli şey eşimle ve torunlarımla geçirdiğim zaman. Kullandığım araçlara gelince, gençken sprey boyalar ve keçeli kalemlerle çalışmak bana doğal geliyordu. Ama resme döndüğümde bunları özellikle kullanmamayı seçtim. Onun yerine fırça ve füzen gibi daha geleneksel malzemeleri tercih ettim. Çok fazla renk kullanmayı da bıraktım ve siyah, beyaz ve griden oluşan bir dünyaya yöneldim. Belki de bu, New York'un biraz sert ve gri atmosferinde büyümenin kazandırdığı duyarlılığı yansıtıyordur. Tasarımda doğru ve yanlış cevaplar vardır ama güzel sanatlarda böyle bir şey yok. Hatta bazen hatalar işin en güzel kısmına dönüşebilir. Bu anlamda, araçlarımı amacıma göre seçiyorum.
―― G-SHOCK ile yaptığınız iş birliği sizin için ne ifade ediyor?
1998'e uzanan, güvene dayalı en uzun soluklu iş ilişkilerimden biri. Birbirimizin tarzını anlıyoruz; bu da birlikte çalışmayı çok kolaylaştırıyor. Logo tasarlarken G-SHOCK'un yerleşik kimliğiyle kendi tarzım arasında bir denge kurmaya çalışıyorum. G-SHOCK'un karakteri her zaman önceliklidir; ben de bu çerçevede kendi izimi bırakmaya çalışırım.
―― Yaratıcı alanlarda çalışan gençlere ne tavsiye edersiniz?
Öncelikle kendinize inanın. Neye tutkuyla bağlı olduğunuzu bulun ve hayatınızı da işinizi de bu tutkuya yaklaştırmak için çabalayın. Hayalinizi gerçeğe dönüştürmek zaman ve pratik gerektirir. Sonuçta yapabileceğiniz tek şey üretmeye devam etmek. Yapın, yapmaya devam edin; böylece kendinizi geliştirmeyi sürdüreceksiniz. Herkesin yolu ve hayalleri farklı ama bence en önemlisi kendi hayallerinizin peşinden gitmek. Bir de teknolojiye fazla bel bağlamayın. Bilgisayarlar, fırçalar, kalemler... Hepsi yalnızca birer araç. Asıl sihir araçlarda değil. Onları kullanan kişide.
Haze, saat tasarımlarının yanı sıra G-SHOCK'un 25., 30., 35. ve 40. yıl dönümü logolarını da hazırladı. Bileğinde taşıdığı 40. yıl dönümü modelinin yanı sıra, stüdyonun çeşitli yerlerinde geçmiş yıllardan pek çok parça sergileniyor.
Profil.
Eric Haze
1980'lerin grafiti dünyasının önde gelen isimlerinden Eric Haze, hip hop kültürüyle kurduğu güçlü bağlarla grafik tasarım, moda, logo tasarımı ve sanat yönetmenliği gibi farklı alanlarda çalıştı. Haze markasının kurucusu olan sanatçı, G-SHOCK ve Beastie Boys başta olmak üzere pek çok isimle gerçekleştirdiği iş birlikleri ve tasarım çalışmalarıyla tanınıyor.
Instagram. @erichazenyc
Fotoğraf. Koki Sato
Röportaj. Shimpei Nakagawa
Düzenleme & Metin. Takayasu Yamada_THOUSAND
THISTIME DERGİSİ
İçerik Üretici ile Röportaj